Yine kar yağıyor. Ama nedense bu sefer yoğun yağmurun üstüne olduğundan mıdır nedir, bir sakin, bir temiz, bir duru. Sanki gel otur şu pencerenin yanına, al eline sıcak çayını, sarın battaniyeye, seyreyle alemi der gibi bir havası var. Belki de dün havaya cemre düşmesindendir.
Bir kır evinde, çıtır çıtır yanan kuzinenin sıcaklığı, arkada ormanın uğultusu, çocukların cıvıltılarıyla olsak şu anda. Kuzinenin içinde ekmek, üstünde patates ve çay olsa. Bahçede kartopu oynasa çocuklar. Elleri buz, yanakları kıpkırmızı gelseler sobanın yanına. Gülsek hep beraber. Annem ekmek koparsa eliyle, verse çocuklara. Babam "benim canım nerde" diye sorsa kızıma. Oğlum, kıkır kıkır gülse babasına.
Ben elimde çayım, battaniyeye sarınmış, pencerenin yanından baksam aileme. Gülümsesem. Güneş açsa evimizde.
Ne şanslıyım ki, mekan farklı olsa da, o güneş genelde ışıl ışıl yuvamızda. Çok şükür...
aslında sıcacık evdeyken huzuru ve güveni hatırlatıyor karlı havala bana ama bir yere gitme zorunluluğu varsa hele ki büyük şehirde tam bir çile!
YanıtlaSilçok güzel yazmışsın, huzur buldum, eline sağlık :)
Büyük şehirlerde bir çile gerçekten de kar. Belki de o yüzden evde olma durumu geldi hayalime, kimbilir:)
Silhayalin içimi ısıttı inan;hep huzur dolsun yuvalarımız inşallah...
YanıtlaSilAmin:)
Sil